Mariana Çukuru'nun dibinde virüs kümeleri keşfedildi

Bilim insanlarının dünya üzerinde en derin nokta olarak bilinen Mariana Çukuru'nun dibinde boyutları bakterileri dahi geride bırakan devasa virüs kümeleri keşfettikleri öğrenildi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Mariana Çukuru'nun dibinde virüs kümeleri keşfedildi
Bilim insanlarının dünya üzerinde en derin nokta olarak bilinen Mariana Çukuru’nun dibinde boyutları bakterileri dahi geride bırakan devasa virüs kümeleri keşfettikleri öğrenildi.

Mariana Çukuru’nda mimivirüslerin, genel virüs popülasyonunun yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturduğu saptandı. Dipten toplanan örneklerde 15 çeşit virüs ve 100’ün üzerinde diğer mikroorganizma türleri bulundu.

Mimivirüs, boyutlarının yanı sıra 1.2 milyondan fazla baz çifti içeren çok karmaşık genomu ile diğer virüs türlerinden farklılık gösteriyor. Örneğin Kovid-19 virüsünün genom dizisi ona göre 40 kat daha kısa.

Mimivirüsün organizmalar üzerindeki etkisi henüz araştırılıyor. Yapılan birçok deneyde mimivirüs, memelilerde doku bozukluklarına yol açtı, ancak şimdilik bu virüs türünün insan için tehlikeli olabileceğini ortaya koyan kanıtlar yok.

Bir teoriye göre mimivirüsler ‘ters evrim’ geçirdi, yani mikroplardan virüslere dönüştü, fakat aynı zamanda genlerinde birçok üretken işlevi korudu. Bu genlerin büyük derinlikteki ekstrem koşullarda hayatta kalma mücadelesinde rol oynamış olabileceğine inanılıyor.

National Geographic’in haberine göre Şanghay'dan bir grup araştırmacı, denizin dibinden çıkardıkları tortularda, aralarında mimivirüs olarak bilinen çok büyük türlerin de yer aldığı bir virüs kolonisi buldu.

Mimivirüsler, daha önce dünyanın farklı noktalarında bulunmuştu, fakat özellikle bu noktada, atmosfer basıncından bin 100 kat fazla olan basıncın etkisi altında anormal boyutlara ulaştıkları anlaşıldı.

Mimivirüsler, Acanthamoeba amipleri tarafından barındırılan bir Acanthamoeba polyphaga mimivirüs türüdür. Ekim 2011’de Megavirus chilensis virüsü tanındığı zaman, mimivirüsün doğanın en büyüğü olmadığı kanıtlanmıştı. Daha önce mimivirüsün, çapı yaklaşık 500 nm’ye ulaşan en büyük protein kılıfına sahip olduğu kabul ediliyordu. Mimivirüs diğer pek çok virüsün aksine ışık mikroskobu ile görülebiliyor ve gözenek çapı 0,22 µm olan filtreden geçemiyor.

Mariana Çukuru’nda mimivirüslerin, genel virüs popülasyonunun yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturduğu saptandı. Dipten toplanan örneklerde 15 çeşit virüs ve 100’ün üzerinde diğer mikroorganizma türleri bulundu.

Mimivirüs, boyutlarının yanı sıra 1.2 milyondan fazla baz çifti içeren çok karmaşık genomu ile diğer virüs türlerinden farklılık gösteriyor. Örneğin Kovid-19 virüsünün genom dizisi ona göre 40 kat daha kısa.

Mimivirüsün organizmalar üzerindeki etkisi henüz araştırılıyor. Yapılan birçok deneyde mimivirüs, memelilerde doku bozukluklarına yol açtı, ancak şimdilik bu virüs türünün insan için tehlikeli olabileceğini ortaya koyan kanıtlar yok.

Bir teoriye göre mimivirüsler ‘ters evrim’ geçirdi, yani mikroplardan virüslere dönüştü, fakat aynı zamanda genlerinde birçok üretken işlevi korudu. Bu genlerin büyük derinlikteki ekstrem koşullarda hayatta kalma mücadelesinde rol oynamış olabileceğine inanılıyor.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN